Irak’tan asker manzaraları – The Hurt Locker

1 02 2010

Çok uzun zamandır elimde olan bu filme bir türlü vakit ayıramıyordum. Hayır, savaş filmlerini severim ancak Irak’la ilgili bir Amerikan kahramanlık öyküsü izlemek istemiyordum. Ama festivallerde çok ön plana çıkınca The Hurt Locker‘ı izlemek görev gibi oldu. Gördüm ki ortada kahraman yokmuş…

Lige verilen aradan sonra ilk kez bir G.Saray maçı izlemenin, yeni transfer Jo’nun attığı ilk golün, zorda olsa alınan galibiyetin ve Soccer Pub’da içilen biraların etkisi ile “Tamamdır” dedim, “Vakit geldi.”  Irak’taki ABD askerlerini konu alan bir filmi izlemek için daha gaz bir zaman olamazdı. Başladım The Hurt Locker’ı izlemeye.

1 2 3 4 5 ...? Her yerde bomba var!

Film Irak’ta görev yapan bir bomba imha timini ve bu timde bomba imha kıyafetini giyen adamın yani asıl oğlanın hikayesini anlatıyor.  Film savaş filminden çok karakter analizi. Üç kişilik ekibin hepsinin ayrı sorunları, korkuları ya da motivasyonları var ve film onların gözünden savaşı anlatıyor. Ama sanmayın ki film 4 duvar arasında geçiyor. Bu filmi izlediğinizde Irak’taki askerlerin başına neler geldiğine dair yeni fikirler edineceksiniz. Gerçi, bir ülkeyi işgal ederseniz başınıza bunlaırn gelmesi normal. Filmin bu afişinde yer alan sahne ise en hoşuma giden sahnelerden biri oldu. Hurt Locker askeri argoda askerlerin yaşamının yüksek risk altında ve öngörülmeyecek olayların olduğu yerlere verilen isimmiş.

Yönetmen Kathryn Bigelow bu filmle çok çok iyi eleştiriler aldı. Daha önce Point Break, K-19 The Widowmaker isimli filmlerini izlemiştim. Ancak en sevdiğim filmi James Cameron’un senaryosunu yazdığı Strange Days filmi olmuştu. Oradaki fikir çok hoşuma gitmişti. Bu filme gelirsek Golden Globe’da 3, BAFTA’da 8 ödüle aday olan pek çok ödül kazanan filmin yönetmeni Oscar adayları arasında görmek çok şaşırtıcı olmaz. Başrol oyuncusu Jeremy Renner‘ın performansı iyi ama Oscar’a aday olması zor görünüyor. Filmin oyuncu listesindeki büyük isimler sizi yanıltmasın :)

Filmin IMDB notu 8.0.  Güzel bir film izlemenizi tavsiye ederim. Mümkünse 5+1 bir ses sistemi ile.  Ancak bu filmi başyapıt olarak değerlendiren Amerikalıların saflığına veriyorum. Beklediğim kadar iyi değildi. Bu tip filmlerde olduğu gibi Amerikan gazı var eleştirilerde. İşgal ettikleri ülkelerde yaşadıklarını film yapıp bundan prim yapmalarını sevmiyorum. James Cameron eski karısının yaptığı bu film için için Irak’ın Platoon’u (Müfreze benim ilk 5 filmim arasındadır) olabilir demiş. Bence yakınından geçmez.


İşlemler

Information

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s




%d blogcu bunu beğendi: