Affet ama unutma: Five Minutes of Heaven

19 07 2009

Çok sıcak olan Pazar öğleden sonra evimin serinliğine sığınıp Five Minutes of Heaven‘ı seyrettim. “Kuzey İrlanda’daki karşılık yüzünden yaklaşık 3720 kişi öldürüldü” cümlesi ile başlayan bir İrlanda filmi çok da kötü olamazdı. Üstelik içinde Liam Neeson varsa…

Unutmak mı zor, affetmek mi?

Unutmak mı zor, affetmek mi?

Filmi arşivime ne zaman kattığımı hatırlamıyorum. İlk kez Sundance Film Festivalinde gösterilen bu film henüz ülkemizde gösterime girmedi. Film izlemeye gelecek olan Zeynep ile biraz film pazarlığı yaptıktan sonra bu film üzerinde anlaştık.

Film, geçmişte birbirlerinin hayatını etkilemiş, kötü yönde etkilemiş 2 insanın buluşturulmasını anlatıyor. Buluşma değil, buluşturulma. Bir yandan bu buluşma için hazırlıklar sürerken, diğer yandan 33 sene önce yaşanmış olayın detayları veriliyor. 70’lerde Kuzey İrlanda’daki neredeyse iç savaş olarak adlandırılabilecek olayları filmin iki kahramanı üzerinden anlatıyor.

Sadece bende mi var yoksa ülke olarak mı İrlandalılara karşı bir sempatimiz var, bilmiyorum. Nerde İrlanda ya da İrlandalıların olduğu bir film var, büyük bir iştah ile seyrediyorum. Misal In Brugges filmi ve Colin Farrel. Bu filme de öyle başladım yine muhteşem bir karakter ile karşılaştım. Filmde Joe Griffen isimli kurbanı oynayan James Nesbitt bence kayda değer bir oyunculuk sergiliyor. Başrolün diğer oyuncusu Liam Neeson hakkında bir şey yazmaya gerek yok. Bu filmlde performansı Nesbitt’in gersinde kalmış ama ona da sevgimiz saygımız sonsuz. Filmin yönetmeni Oliver Hirschbiegel ismi ilk başta bana bir şey ifade etmedi, taa ki filmografisine bakana kadar. Çok unutkanım çook. Das Experiment dersem akan sular durur herhalde. Ayrıca Der Untergang da yönetmenliğini yaptığı bir diğer yakın zaman filmi.

Evet,  filmde eksik olan şeyler var. Konunun daha iyi işlenebileceğini düşünüyorsunuz zaman zaman. Ama yine de seyretmeye değer buluyorum. IMDB notu 7.2 olan filmin diğer bir güzel yanı 90 dakika olması :)


İşlemler

Information

2 responses

19 07 2009
Filmi Beraber İzlediğin

Hikaye güzel, giriş de iyi de bu film az değil hayli eksik kanımca. Süresi kısa ama giriş bölümünü uzun tuttuklarından mütevelli, o kısa sürede hızlı bir sona bağlama süreci yaşanıyor… Madem kısa o zaman filmin yoğunlukla geçtiği o tek mekanda geçip bitebilirdi hikaye bence daha iyi olurdu. Her iki karakteri de özümsediğimiz bu mekanda gerçekleşecek şık bir son bu filmi “olmuş” hale getirirdi.

19 07 2009
Filmi Beraber İzlediğin

Unutmadan film pazarlığında bu filmin kazanmasının sebebi yönetmenidir…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s




%d blogcu bunu beğendi: